Haber Detayı
24 Eylül 2019 - Salı 21:11 Bu haber 385 kez okundu
 
Evlendikleri Güğnün Sabahında İkisi de Öldüler / Yaşanmış Bir Hadise...
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) zamanında Hifa Hatun isminde bir sahabe annemiz vardı. Bu hanım sahabe çok ama çok güzeldi. Onunla evlenebilmek için birçok sahabe kese kese altın yollar, kimi develer hediye ederdi ama Hifa Hatun hiçbirini kabul etmezdi
İSLAM TARİHİ Haberi
Evlendikleri Güğnün Sabahında İkisi de Öldüler / Yaşanmış Bir Hadise...

ŞENOL KANTÜRK / TOLGA TEKİN

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) zamanında Hifa Hatun isminde bir sahabe annemiz vardı. Bu hanım sahabe çok ama çok güzeldi. Onunla evlenebilmek için birçok sahabe kese kese altın yollar, kimi develer hediye ederdi ama Hifa Hatun hiçbirini kabul etmezdi. Bir gün Hifa Hatun, Peygamber Efendimize (s.a.v); "Ey Allah'ın Resulü bana öyle bir ibadet buyurun ki Allah'ın rızasını kazanayım" der.

Hifa Hatun Peygamber Efendimizden namaz veya oruç gibi şeyler beklerken Peygamber Efendimiz (s.a.v); "Ey Hifa!
Bekar insanın imanı yarımdır, sen evlen ki imanın tamam olsun" buyurur.
Hifa Hatun; "Ey Allah'ın Resulü ben yalnız Allah rızası için evlenirim o zaman evleneceğim kişiyi de siz belirleyin" der.

Orada bulunanlar merakla bakarak acaba Peygamber Efendimiz kimi seçecek, Hifa Hatunla kimin evlenmesini isteyecek diye düşünürler. Peygamber (s.a.v); "Yarın sabah namazına ilk gelenle Hifa Hatunu evlendireceğim" der.

Onunla evlenmek isteyenler sabah ilk ben mescide gideceğim hatta bazıları acaba uyumasam da sabah ilk ben mi gitsem diye içlerinden geçirirler.
Öte yandan adı Suheyf olan bir sahabe de vardır. Bu sahabe ise parası olmadığı hatta başını sokacak bir evi bile olmadığı için hiç böyle bir niyete dahil olmaz.
Suheyf (r.a), nerede yemek bulursa orada yemek yer nerede uykusu gelse orada uyur, devamlı Allah Teala'ya ibadetle meşgul olurdu. Kendisini Hifa Hatun'a asla layık görmez. Allah Teala'nın takdirine bakın ki Hifa Hatunla evlenmek için niyetlenen her sahabenin uykusu gelir ve hepsi uykuda kalır. Mescide ilk giden ise Suheyf (r.a) olur. Namaz kılındıktan sonra Efendimiz (s.a.v) Hifa Hatunu çağırtıp; "Seni Suheyf ile evlendirmek istiyorum" der ve Suheyf'e dönerek; "Sen hanımına mehir olarak ne verebilirsin?" buyurur.

Suheyf (r.a) her iki elini açıp; "Ey Allah'ın Resulü benim bir şeyim yok ki" diyecekken Hifa Hatun, Suheyf (r.a) diğer sahabelerin içinde mahcup olmasın diye bir kese içerisinde ona altın vererek bunu mehiri olarak vermesini söyler.
Daha sonra evlendikleri ilk gün Suheyf (r.a), hanımı Hifa Hatuna der ki; "Ey Hifa! Sen benimle sadece Allah (c.c) rızası için evlendin. Bu nedenle sen sabretmek, ben de senin gibi müslüman ve dinine sadık biri ile evlendiğim için şükretmek zorundayım. Gel iyisi mi biz seninle bu ilk gecemizi ibadetle geçirelim" der.

Sabaha kadar ibadet ederler her secdede gözyaşı dökerler. Sabah olunca Suheyf (r.a) mescide gider. Namazdan sonra Peygamber Efendimiz (s.a.v); "Ey Suheyf, gece ne yaptığınızı sen mi anlatırsın yoksa ben mi anlatayım?" buyurur.

Suheyf (r.a) ise; "Allah ve Resulü daha iyi bilir" der.

Rasulullah (s.a.v); "Sizin geceki halinizden dolayı Allah (c.c) sizin tüm günahlarınızı affetti" der.

Bunun üzerine Suheyf (r.a); "Ey Allah Resulü, ne olur bana dua edin de o halde ben bir daha günah işlemeden Allah (c.c) benim ruhumu alsın" der ve oracıkta ruhunu Rahman'a teslim eder. Bu olay üzerine sahabeler; "Ey Allah'ın Resulü, gece onların hali nasıldı?" diye merakla sorarlar.
Peygamber (s.a.v) buyururlar ki; "Onlar bütün gecelerini Allah için ibadetle geçirdiler." Orada bulunanlar şaşırınca Efendimiz (s.a.v); "Size şaşıracağınız bir haber daha vereyim mi? Az önce Hifa Hatun da evde vefat etti" der."


ADANA SABANCI MERKEZ CAMİ'NİN ŞİFRELERİ

Adana'da Sabancı Merkez Cami, 50 bin kişilik İstanbul Çamlıca Camisi henüz açılmadığı için 28 bin 500 kişinin aynı anda ibadet edebildiği Türkiye'nin en büyük camisi olma özelliği ile bu Ramazan'da da dolup taşıyor.
1998 yılında açılan Sabancı Merkez Cami, 6 bin 600 metrekaresi kapalı olmak üzere toplam 52 bin 600 metrekare alan üzerinde kurulu. Aynı zamanda Türkiye'nin en büyük kubbeye sahip olan camisi de olan Cami, Ortadoğu'nun da 4'üncü büyük camisi durumunda. 12 yan kubbesi, 32 metrelik kubbe çabı ve 54 metre kubbe yüksekliği ile literatürde ilk özelliğine sahip. Cami dünyanın en büyük orjinal İznik çini panolarıyla döşeli. Mihrap cephesi ile giriş kapılarının ve pencerelerin üzeri altın kaplama yazılarla kaplı.
mimari SIRLAR
Caminin mimarisinde sırlar ve şifreler de bulunuyor. Örneğin, 6 minaresinin 4'ü, 99'ar metre uzunluğunda inşa edilmiş. Bu uzunluk Allah'ın 99 ismine, Esma-i Hüsna'ya işaret ediyor.
Minarelerde 16 şerefe, daha önce kurulan 16 Türk devletini temsil ediyor. Camideki 5 normal kubbe, İslam'ın 5 şartını gösteriyor. Camiye 5, şadırvanlı avluya 3 abidevi kapıyla giriliyor.
Bunların toplamı 8 cennet kapısını simgeliyor.
İki mekandaki toplam 33 kubbe tespih, tahmid, tekbirin ayrı ayrı 33'er defa tekrarını belirtiyor.
Ana kubbe yüksekliği 54 metre olup 54 farz'ı, ana kubbe çapı 32 metre olup 32 farzı işaret ediyor. Ana kubbe pencereleri Hazreti Muhammed'in geldiği yaşa, bir günde kılınan 40 rekat namazı simgeliyor. Camideki 6 minare, imanın 6 erkanını işaret ediyor. Ana kubbe etrafındaki 4 yarım kubbe Edille'i şeriyye, 4 büyük halifeye, 4 büyük kitaba, 4 mezhebe, 4 büyük meleğe, bir alt kattaki 12 yarım kubbe İslam'ın tasvip ettiği 12 tasavvuf yolunu ifade ediyor. Bir alt katta bulunan aynalı pencereler, her cephede ayrı ayrı 28 tanedir. Hem bu pencereler, hem de, şadırvanlı avludaki 28 kubbe, Kuran Kerim'de adı geçen 28 peygamberi gösteriyor. Ayrıca caminin kıble yönündeki sebil çeşmesinden mübarek günlerde bal, gül, nar ve su şerbeti akıyor.


BİR AYET

Onlar , Allah'a ve ahiret gününe inanırlar; iyiliği emreder, kötülükten menederler; hayırlı işlere koşuşurlar. İşte bunlar iyi insanlardandır. (Ali İmran 114)

BİR HADİS

Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Aziz ve celil olan Allah "İnsanın oruç dışında her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir, mükafatını da ben vereceğim" buyurmuştur. (Buhari, Savm 9; Müslim, Sıyam 163.)

BİR ESMA

MALİK-ÜL MÜLK: "Mülkün, her varlığın sahibi."

Kaynak:www.yeniasır.com.tr

Kaynak: Editör:
Etiketler: Evlendikleri, Güğnün, Sabahında, İkisi, de, Öldüler, /, Yaşanmış, Bir, Hadise...,
Yorumlar
Haber Yazılımı