Îmân edenlere “Lokmanıza dikkat edin” uyarısı diye özetleyebileceğimiz âyetlerde şöyle buyruluyor: “Ey insanlar! Yeryüzünde bulunanların helâl ve temiz olanlarından yiyin, şeytanın peşine düşmeyin; zira şeytan sizin açık bir düşmanınızdır. O size ancak kötülüğü, çirkini ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder.”2

Buradan şunu anlıyoruz ki, rızkın helâl ve temiz olmasına özen göstermek, şeytana uymamak adına atılmış çok önemli bir adımdır. Rızkın helâl olmasına özen göstermeyenler, şeytanın tuzaklarına karşı korumasız kalırlar, telkinlerine açık hâle gelirler.

ŞEYTANIN HİLELERİ

Rûhu’l-Beyân’da belirtildiğine göre “şeytan insanı öncelikle küfre ve şirke davet eder. Bunu başaramazsa günahları sevimli göstermeye ve bid’atlere çağırır. Bunda da muvaffak olamazsa, büyük günahları işlemesini ister. Bunu başaramazsa küçük günahları önemsiz göstermeye çalışır. Bunda da başarılı olamazsa, sevaplardan mahrum kalacağı boş işlere onu teşvik eder. Eğer bunu da yapamazsa, onu fazîletli amellerden alıkoymak için, ecri daha az olan işlere yönlendirir.”3

Biliyoruz ki, şeytan ancak “kötülüğü, çirkini ve Allah hakkında bilmediğimiz şeyleri söylemeyi telkin eder.” Yine biliyoruz ki, “Şeytanın hîlesi zayıftır.”4 Onun tuzaklarını zayıflatan en önemli faktör ise helâl dairesinde yaşamaktır. Belki ağzına girene ve ondan çıkana dikkat etmektir.

Tefsirde “Allah şeytanı, kötü insanları iyilerden ayırmak için yaratmıştır.”5 deniyor. Konumuzu teşkil eden âyetler, bu ayrımın en mühim vâsıtasını bildiriyor.

Dipnotlar: 2) Bakara sûresi, 2/168-169. 3) R. Beyân, Erkam Yayınları, c. 2, s. 142. 4)  Nisâ sûresi, 4/76. 5) R. Beyân, Erkam Yayınları, c. 2, s. 143.

Kaynak: Cafer Durmuş, Altınoluk Dergisi, 378. Sayı