Haber Detayı
31 Temmuz 2020 - Cuma 18:57
 
İstanbul Sözleşmesi’nin Kaldırılması Düşüncesi Milletimizi Sevindirmiştir..!
İstanbul sözleşmesi, 11 Mayıs 2011’de İstanbul da yapılan Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu toplanasında tam adı “Kadınlar Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” kısa adı ise, (“İstanbul Sözleşmesi”) Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümeti tarafından imzaya Açıldı. Sözleşme İstanbul’da yapıldığından dolayı, sözleşmeye “İstanbul Sözleşmesi” adı verildi.
TÜRKİYE Haberi
İstanbul Sözleşmesi’nin Kaldırılması Düşüncesi Milletimizi Sevindirmiştir..!

 

Lütfü CANER

 

İstanbul sözleşmesi, 11 Mayıs 2011’de İstanbul da yapılan Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu toplanasında tam adı “Kadınlar Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” kısa  adı ise, (“İstanbul Sözleşmesi”) Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümeti tarafından imzaya Açıldı. Sözleşme İstanbul’da yapıldığından dolayı, sözleşmeye “İstanbul Sözleşmesi” adı verildi.

Sözleşmeye her ülke adına dışişleri Bakanları imza attığı için, Türkiye  adına da dönemin dış işleri Bakanı Ahmet Davutoğlu imza atmıştır.

Söz konusu İstanbul sözleşmesi ( TBMM  Genel Kuruluna sunulmuş,  14 Mart 2012 tarihinde Meclisteki bütün siyasi partiler,  Ak Parti,  CHP,  MHP ve BDP’nin de  oy birliğiyle 246 kabul ve sıfır red oyu ile (İstanbul Sözleşmesi) mecliste onaylanmıştır ve daha sonra 2014’te yürürlüğe  girmiştir.)

Kurulduğu günden beri  hiç bir zaman Türkiye lehine doğru dürüst bir karar vermeyen ve hep aleyhimize karalar alan  (Avrupa Konseyi Bakanlar  Kurulu’nun,)  adeta bir oldubittiye getirerek Türkiye’ye kabul ettirdiği bu  (İstanbul Sözleşmesinin) ülkemize ne getireceği ve neyi götüreceği konusunda maalesef doğru dürüst tartışılmadan ve doğru dürüst görüşülmeden (İstanbul Sözleşmesini) ilk kabul eden ülke Türkiye olmuştur ne yazık ki..

Biz Türkiye olarak aynı hatayı, 1948’de Siyonist İsrail devletinin kuruluşundan da aynı şekilde yapmışız maalesef. İsrail’in kurulmasına öncü olan Hristiyan Batı ülkeleri daha İsrail’i tanıma açıklaması yapmazken, ilk tanıyan ülke maalesef  tek parti dönemi İktidarı lideri İsmet inönü’nün başında olduğu CHP hükümeti olmuştur...

Ve  maalesef Ak Parti’de aynı hataya düşüttü.. Çünkü yıllardır bölgede Amerika’nın jandarmalığını yapan katil, siyonist İsrail’in Filistin de, Müslüman Filistin halkını 72 yıldır nasıl adım adım yok ettiğini bizler  her gün basın ve görsel medyada  adeta bir dizi filmini izlercesine her gün görüyor ve izliyoruz...

2002’ye kadar son 80 yılda ABD ve Avrupa’nın Türkiye’yi nasıl bir müstemleke ülkesi statüsünde tutmaya çalıştığını aklı selim  her vatandaşımız yıllarca en açık şekilde gördü ve izledi. Yani adamlar  bize demek istiyorlar ki; biz size (LOZAN’DA)  bir özgürlük sınır çizdik,  sakın ha bu çizginin dışına çıkıp ta biz bağımsız bir ülkeyiz; biz özgür bir ülkeyiz hayallerine kapılıp illeri gitmeye kalkmayın demek istiyorlar...

Yani kısacası egemen güçler bize demek istiyorlar ki; biz size 1946’da demokrasi adı alatında, sınırlarını bizim belirlediğimiz bir özgürlük sınırı vermeye çalıştık, fakat Menderes bununla yetinmeyip bizim çizdiğimiz çizgilerin dışına çıkmaya kalkışınca, işte akıbetini gördünüz.. Daha sonraki iktidarları örneğin, 1970’te 12 Mart darbesi, 12 Eylül darbesi, 28 Şubat Postmodern darbesi ile Necmettin Erbakan’ın zorla İktidardan düşürülmesi, 15 Temmuz ABD destekli Fetö Darbe girişimi, işte bütün bunları ABD ve Hristiyan Batı  Dünyası zaman zaman bize hatırlatarak, LOZAN’DA bize çizdikleri sınırların ne olduğunu  çeşitli şekillerde hatırlatıyorlar..!

Mesela bazı Avrupa ülkeleri İstanbul Sözleşmesini imzalamış olmalarına rağmen,  onaylamamıştır.. Bir kısım ülkeler  sözleşme hakında çekincelerini belirtmişlerdir...

Avrupa Konseyine üye 47 ülkenin sözleşmeyi daha sonra yalınız imzaladığı onaylamadığı ve 34 ülkenin ise sözleşmeyi imzaladığı onayladığı ve 11 ülkenin ise İstanbul Sözleşmesine çekince  koyduğu görülmüştür.. Hristiyan Batı Dünyasının dahi kendi dini, kültürel ve sosyal açılarda sakıncalarını gördükleri (İstanbul Sözleşmesi) hakkında böylesine karasız kalırlarken;  98’i Müslüman olan Türkiye’nin ise hiç bir tartışmaya açmadan,  artı ve eksilerini görüşmeden (sözleşmeyi) imzalamış olması, gerçekten aceleye getirilmiş büyük bir hata ve yanlışlık olmuştur...

Çünkü yürürlüğe giren (6284 sayılı yasa,) kadın kimliğinin erkeğe karşı kışkırtılması bakımından, adeta türk aile yapısına karşı kurulmuş bir tuzak olmuş ve çeşitli Batı yanlısı sapkın bazı STK’lar da bu kanunu istismar ederek, Müslüman Türk alile yapısını hiçe saymış ve saldırmaya devam etmektedirler...!

 
Örneğin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2018 istatistiklerine göre:  Evlenen çiftlerin sayısı 2017 yılında 569 bin 459 iken 2018 yılında yüzde 2,9 azalarak 553 bin 202 oldu. Boşanan çiftlerin sayısı 2017 yılında 128 bin 411 iken, 2018 yılında yüzde 10,9 artarak 142 bin 448 oldu...

İşte bütün bu gerçekleri gören milletimiz artık daha fazla dayanamadı ve sesini yükseltmeye başladı.  Milletimizin sesini duyan iktidar da buna duyarsız kalmadı ve  Genel Başkan vekili Numan Kurtulmuş'un İstanbul Sözleşmesi hakkındaki, ''Nasıl usulünü yerine getirerek imzalanmışsa, usulünü yerine getirerek sözleşmeden çıkılır'' sözleriyle tekrar tartışmalara neden olan İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Biz de çekilmeliyiz” dediği öğrenildi. 

 Türkiye gazetesinin haberine göre Erdoğan, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilen üç ülkeyi örnek olarak gösterdi. Kulis habere göre Ak Parti Merkez Yürütme Kurulu'nda (MYK) İstanbul Sözleşmesi'ne dair detaylar görüşüldü:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bulgaristan, Hırvatistan ve Macaristan’ın İstanbul Sözleşmesi’nden çekildiğini ve Türkiye'nin de benzer bir şekilde sözleşmeden çekilmesi gerektiğini söyledi.Yani  kısacası, 98’i Müslüman olan milletimizin dinine, inançlarına, kültürüne, geleneklerine aykırı olan  söz konusu (İstanbul Sözleşmesi’nin) kaldırılması düşüncesi, çok doğru ve yerinde bir karadır..!

Eğer Türkiye’de kadına  ve insana karşı şiddeti mevcut yasalar  önleyemiyorlarsa; bu milletin seçtiği meclis oturur  kadına ve insana karşı işlenen  şiddet ve suçları ile ilgili doğru dürüst bir yasa çıkarır  ve bu milleti Hristiyan Batı Avrupanın çarpık sapkın yasaları ile karşı karşıya bırakmaz...!

Selam ve Saygılarımla...

 

lutfucaner44@gmail.com

 

www.buvatan.com

Kaynak: Editör:
Etiketler: İstanbul, Sözleşmesi’nin, Kaldırılması, Düşüncesi, Milletimizi, Sevindirmiştir..!,
Yorumlar
Haber Yazılımı