Haber Detayı
10 Mart 2019 - Pazar 04:00 Bu haber 596 kez okundu
 
Kadının Adı Var!...
Ali bey yaklaşan öğle namazı için şadırvanda abdest almaktadır. Derken biri cüzdanını araklar. Ali bey bir şekilde cüzdanı çalan hırsızı yakalar ve “Senin adın ne?” der.
KADIN Haberi
Kadının Adı Var!...

Yazan: Taha Furkan

Ali bey yaklaşan öğle namazı için şadırvanda abdest almaktadır. Derken biri cüzdanını araklar. Ali bey bir şekilde cüzdanı çalan hırsızı yakalar ve “Senin adın ne?” der.

Adam mahcup bir şekilde: “Ahmet” der.

Ali amca: “Vah vahh! Ne de güzel bir ismin varmış senin. ‘Ahmet’  Peygamberimizin adı ve böyle ismin var sen hırsızlık yapıyorsun” der.

Hırsızlık yapan Ahmet, yaptığından çok pişman olmuştur. Yine bir gün Ali amcanın parkta otururken sıcaktan çıkarıp yanına koyduğu ceketi çalınır.

 

Yine hırsızı bir şekilde yakalar. Ne görsün daha önce cüzdanını çalan aynı adam?... Ahmet!…

Ali amca: “A! Ahmet evladım, neden böyle yaptın, söyle bakayım senin babanın adı ne?” demiş.

Ahmet başı önde oldukça mahcup bir edayla: “Babamın adı Muhammed” der.

Ali amca: “Allah Allah… Muhammed’in oğlu Ahmet haa!... Hiç yakıştıramadım sana bu işi” der.

Ahmet oldukça utangaç yine özür diler ve kendi kendini de kınamaktan alamaz. Çok pişman bir şekilde Ahmet, Ali amcaya bir daha bu işi yapmayacağına dair sözler vererek ayrılır.

 

Gel zaman git zaman Ali amca’nın bu defa da çantası çalınır.

İş bu ya yine hırsızı yakalar ama ne görsün, daha önce cüzdan ve ceketini çalan Ahmet’tir karşısında duran.

Ali amca: “Oğlum Ahmet sen ne yaptın böyle, hani söz vermiştin bana. Hani senin ve babanın ismini aldığın Peygamber adına söz vermiştin. Ne oldu sana. Söyle bakayım bana senin dedenin adı ne?”

Ahmet: “Dedemin adı kriko’dur” der.

Bunun üzerine Ali amca cevabı yapıştırır: “Hahh!... Şimdi belli oldu soysuzluğunun nereden geldiği…”

Bir programı, telefonu, silahı… gayesi dışında kanuna aykırı işlerde kullanacak olanlar ilk olarak onun ismi anlamına gelen şifresini, IMEI numarasını, seri numarasını silmekle işe başlarlar.

 

Bir işletmeyi gayri meşru işlerde kullanmaya karar veren kimseler de ilk olarak işletmenin adını değiştirmekle işe koyulurlar.

İsimler önemlidir.

İsimlerin, insan üzerinde ki etkisi psikolojinin verileriyle de ortaya konulmuştur. İsim, belki adı konulan çocuk için bir şey ifade etmez ama ismi koyan baba ve annenin; kültürünü, alışkanlıklarını, çevresini, dini duyarlılığını, bilgisini, kendine güvenini, komplekslerini, siyasi yapısını… ortaya koyması adına önemli ipuçları verir.

İsim, ailenin yapısını göstermekle kalmaz; ailenin ahlak ve davranış kalıpları doğrultusunda yetiştirilen çocuk ve ismi arasında bir paralellik oluşur. Yani ailenin bilinçli seçtiği isimle, o çocuğun davranışlarıyla ismi arasındaki uyum, fark edilecek derecede açıktır.

İsim bireyle uyumlu olabilirken bazı isimler toplumun hafızası kimliği gibidir.

Toplumun dinamiklerini bozmak isteyenler öncelikle kadını kimliğinden soyutlayıp onu meta haline getirirler.

Kadın hakkı savunma ve özgürlük adı altında kadını özünden koparmak asıl amaçtır.

 

Müslüman kadını meta haline getirmek için; ona dinini, kimliğini, kadınlığını hatırlatacak ne varsa hafızasından silmek gerekmektedir. Silinmesi gereken şeylerden biri de Müslüman kadının kimliği olan ismidir. “Kadının adı yok!” diyerek ismini ve çağrıştırdığı anlamı hafızalardan silmek, en büyük uğraşlarıdır.

Anadolu kadınının simgesi olmuş olan lekesiz çiçek iffet abidesi Meryem’den, eşine sadık olan Hatice’den, bilgin (fakih)olan Aişe’den, vefakar ve şehit annesi Fatıma’dan, Zalim Firavun’un yanında Musa gibi bir peygamber yetiştiren Asiye’den ve inancı uğruna kaynayan kazana atılan ilk kadın şehit Sümeyye’den, eşinin yanında cepheye top mermisi taşıyan Nene Hatun ve Elif’ten rahatsız olmaktadırlar.

Onlar bu isimlerin neyi çağrıştırdığını ve  çirkin emellerini gerçekleştirmede kendilerine en büyük engel olduğunu çok iyi bilmektedirler.

Bu nedenle yaptıkları filmlerde, sahneye çıkardıkları sanatçılarda, reklam ve magazinsel yayınlarında bu isimler yerine doğadan, sudan, çaydan, çayırdan esinledikleri isimleri şuur altına kazımak derdindedirler. Kimliği çağrıştıran isimleri de her fırsatta aşağılar ve gırgıra alırlar.

Yaptıkları filmlerde “iffet” ismini ahlaksız kadına, “Ali” ismini işini bilmeyen bir erkeğe, “Şaban” adını soytarı rolündeki bir karaktere, “Fatma” adını tecavüze uğrayan ve aldatan bir kadına vermekle aldatmanın Fatmalarında hakkı olduğunu şuur altına işlerler.

 

Kadının adı olmamalı ki kendi emellerine alet etmeleri kolay olsun!... Haklılar tabi ki…

Kadının adı Meryem, Hatice, Aişe, Fatıma, Asiye, Sümeyye…  Nene Hatun iken kadını sokağa dökemezler. Erkeklerin mezesi yapamazlar. Polise askere taş attıramazlar… Gözleri kin ve intikamdan kızarmış erkeklerle örgüt evlerinde, gece geç saatlere kadar  tutup devlet yıkıp kurdurtamazlar… Dağa çıkarıp; pis kokan, tıraş yüzü görmemiş kıl yumağı, dinsiz teröristlerin arasına katamazlar…

Kocasıyla gırtlak gırtlağa kavga ettiremezler… Çocuğunu, kocasını evde bıraktırıp iş, arkadaş derdine düşüremezler… Nikahsız bir şekilde elin erkeğiyle “birlikte yaşam” maskaralıkları yaptıramazlar...

Anasına-babasına asi edemezler...

Ana babadan erkekle geçireceği bir gece eğlencesi için izin istetemez ve pencerelerden kaçıp gece yarılarına kadar ne idüğü belirsiz bir hayatı yaşayıp gizlice eve getirtemez ve bununla da uyanıklık yaptığını söyletemezler…

Amaç farklı olunca elbette kadının adı olmamalı…

Yoksa bu kadar melaneti nasıl işletebilirsiniz Müslüman kızına, Anadolu kadınına… 

Kaynak: Dinihaber.com

Kaynak: Editör:
Etiketler: Kadının, Adı, Var!...,
Yorumlar
Haber Yazılımı