Haber Detayı
14 Mayıs 2020 - Perşembe 21:26 Bu haber 286 kez okundu
 
Kur'an'ı Anlamlandırma Adına Uydurulan Hadisler
VIII- KUR’AN’I ANLAMA ANLAYIŞLARI VE KUR’AN’IN NASIL OKUNMASI GEREKTİĞİ KONUSUNDAKİ RİVAYET ÖRNEKLERİ
DİNDE TARTIŞILAN KONULAR Haberi
Kur'an'ı Anlamlandırma Adına Uydurulan Hadisler

 

Fereç Hüdür
 
 
 
 
 

Kur'an'ı Anlamlandırma Adına

Uydurulan Hadisler

VIII- KUR’AN’I ANLAMA ANLAYIŞLARI VE KUR’AN’IN NASIL OKUNMASI GEREKTİĞİ KONUSUNDAKİ RİVAYET ÖRNEKLERİ

38- Ebû Hureyre şöyle diyordu: Resûlullah (S): “Allah, Peygambere Kur’an’ı teganni etmesi karşılığı kadar hiçbir şey için mükâfat vermemiştir" buyurdu.

 

Râvi Ebû Seleme’nin bir arkadaşı ona “Yeteğanna bihi" sözüyle “Yecheru bihi (Demek istiyor)"dedi (aslında: İstima’ etmemiştir" fakat bundan mûrad bol mükâfattır). (Buhari, Kitabu Fadaili-Kur’an, Hadis 43 S. 5116 C.11 Ötüken 1988).

Teganni etmek şarkı makamıyla söylemek demektir, yani Kur’an’ın şarkı sözü gibi söylenmesi gerektiğini rivayet etmişlerdir. Bu ise Kur’an’ın okunuşuyla ilgili olarak, Kur’an’da bildirilen şekle uymamaktadır.

Bu konuda Kur’an’dan mealen:

- Ey örtüsüne bürünen. 73/1

- Geceleyin kalk, yalnız gecenin birazında (uyu). 73/2

- Gecenin yarısın da (kalk) yâhut bundan biraz eksilt. 73/3

- Veyâ bunu artır ve ağır ağır Kur’an oku. 73/4

Görüldüğü gibi, Kur’an’ın ağır ağır yani güzel, tane tane ve açık okunması istenmiştir. Zira “Tartil" kelimesi bu manaya gelmektedir. Bu itibarla, Kur’an teganni edilemez! O şarkı sözü değildir. Rivayet uydurma olup, Kur’an’a uymamaktadır.

39- Ammâr İbnu Yâsir (r.a.) anlatıyor: Resûlullah (a.s.v.) buyurdular ki: (Kur’an’ı Kerimde zikri geçen) sofra gökten ekmek ve et olarak indirildi. Bu mucizeye mahzar olanlara, ihânet etmemeleri ve ertesi gün için, o yiyeceklerden ayırmamaları emredildi. Ancak onlar bunu dinlemediler, hem ihânet ettiler hem de yemeklerden ayırıp ertesi gün için sakladılar. Bunun üzerine ceza olarak maymun ve hınzır sûretine çevrildiler”. (K.S. 597 C.3 S.465 B.1988. Alıntısı, Tirmizi, Tefsir, Maide, (3063)).

 

Bu rivayet Kur’an’a uymadığı gibi. İsa Peygamberin ‘Havarilerine hakaret kastıyla uydurulmuştur. Havarinin kelime manası: Seçilmiş halis kimse olup, Peygamberlere taraftar çıkıp yardım edenler hakkında kullanışı ile şüyu’ bulmuştur.

İsa Peygamberin havarileri ve onlara inen sofrayla ilgili olarak, Kur’an’dan mealen:

- Ve Ben, Havarilere: “Bana ve elçime iman edin" diye vahyetmiştim. Onlar: “Biz iman ettik, Sen şahit ol ki, biz Müslümanlardanız!" dediler. 5/111

- Havariler demişlerdi ki: “Ey Meryem oğlu İsa, Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?" (İsa): “Eğer mü’min iseniz Allah’tan korkun" demişti. 5/112

 

- “İstiyoruz ki, ondan yiyelim, kalbimiz iyice yatışsın, senin bize doğru söylediğini bilelim ve bizzat görenlerden olalım" dediler. 5/113

- Meryem oğlu İsa da: “Allah’ım, Rabb imiz, bizim üzerimize gökten bir sofra indir ki bizim için, önce ve sonra gelenlerimiz için (o gün) bir bayram olsun ve (o olay), senden bir delil olsun. Bizi rızıklandır, sen rızık verenlerin en hayırlısısın." dedi. 5/114

- Allah buyurdu ki: “Ben onu sizin üzerinize indireceğim, ama ondan sonra sizden kim küfür ederse, ben ona alemlerden hiç kimseye yapmayacağım azabı yaparım." 5/115

Görüldüğü gibi, İsa peygamberin Havarileri Allah’ın vahyetmesiyle iman etmiş kimseler olup, İsa peygamberin yardımcılarıydılar. Onların sofradan yemek çalmış olmaları söz konusu olmadığı gibi, maymuna ve hınzıra çevrilmiş olduklarının rivayet edilmesi bir iftiradır.

40- Ebu Hureyre (r.a) anlatıyor: Resûlullah (a.s.v) buyurdular ki: Hz. Adem’in yaşı kırk yıl eksik olarak kesinleşince hemen ölüm meleği geldi. Adem (a.s) ona:

“-Yani benim ömrümden kırk yıl geride kalmadı mı?" dedi. Melek:

“-İyi ama, dedi, sen onu oğlun Davud’a vermedin mi?" Adem inkar etti zürriyeti de inkar etti. (K.S. 614 C.3 S. 488 B. 1998 alıntısı, Tirmizi, Tefsir, A’raf, (3078) 9.)

 

Tahdis edilen rivayette, Adem peygamberin ömür süresinden hibe yaptığı ve dolayısıyla ömür süresini bildiği iddia edilmiştir. Bu iddia Kur’an’a uymamaktadır.

Bu hususta Kur’an’dan mealen:

-Eğer Allah, insanları yaptıkları (her) haksızlıkta cezalandırsaydı, yeryüzünde tek canlı bırakmazdı. Fakat onları takdir edilen bir süreye kadar erteler. Süreleri geldiği zaman da bir saat dahi ne geri kalırlar, ne de ileri geçerler. 16/61

- Kıyamet vakti hakkındaki bilgi, ancak Allah’ın katındadır. Yağmuru yağdırır ve rahimlerde olanı bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Yine hiç kimse nerede öleceğini bilmez. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır. 31/34

Görüldüğü gibi rivayet edilen hadisin aslı yoktur. Zira ecel takdir edilmiş kesin bir süredir, herkesin eceli kendisine aittir. Sürüleri geldiği zamanda bir saat dahi ne geri kalırlar ne de ileri geçerler. Hiç kimsede nerede öleceğini bilmez.

Dinihaber.com

 

Kaynak:https://www.dinihaber.com/kur-an-i-anlamlandirma-adina-uydurulan-hadisler-makale,5048

Kaynak: Editör:
Etiketler: Kur'an'ı, Anlamlandırma, Adına, Uydurulan, Hadisler,
Yorumlar
Haber Yazılımı