Haber Detayı
13 Aralık 2018 - Perşembe 06:35 Bu haber 1348 kez okundu
 
MHP Grubu Adına Mehmet Celal Fendoğlu'nun Meclis Konuşması
2019 yılı bütçesi Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin ilk bütçesi olup Cumhurbaşkanlığı tarafından Meclise gönderilen ilk tekliftir
TÜRKİYE Haberi
MHP Grubu Adına Mehmet Celal Fendoğlu'nun Meclis Konuşması

MHP GRUBU ADINA MEHMET CELAL
 
FENDOĞLU'NUN MECLİS KONUŞMASI

 

MHP GRUBU ADINA MEHMET CELAL FENDOĞLU'NUN MECLİS KONUŞMASI

 

 

 (Malatya) - Sayın Başkan, değerli bakanlarım, Komisyon üyeleri,

kıymetli hazırun; 2019 yılı merkezî yönetim bütçesi, Ticaret Bakanlığı

bütçesi üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubum adına söz almış

bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.


2019 yılı bütçesi Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin ilk bütçesi olup
Cumhurbaşkanlığı tarafından Meclise gönderilen ilk tekliftir. Dolayısıyla
Milliyetçi Hareket Partisi olarak 2019 merkezî yönetim bütçesini genel
olarak olumlu değerlendiriyoruz. Bununla birlikte bütçe kalemleri ve kurum
bütçeleriyle ilgili olarak görüşlerimiz, yapıcı eleştirilerimiz ve önerilerimiz
vardır.
Türkiye'nin ticaretinin daha kolay ve daha güvenli bir şekilde, aynı
zamanda daha hızlı ve kaliteli yapıldığı ülke olmasını temin etmek gümrük
ve ticaret politikalarının ana unsurlarıdır. Dünya ticaretinde değişen şartlara
ülkemizin de uyumunu teminen ilgili kurumların hukuki, idari, fiziki, teknik ve
mali kapasitesinin dünyadaki gelişmelere uyumlu hâle getirilmesi
gerekmektedir. Gümrük hizmetlerini hızlı ve etkin şekilde sürdürmek,
kapılardaki beklemeleri sonlandırmak, insan gücü ve teknik kapasitenin
artırılması zorunludur.
Ekonomide rekabet sağlanarak tekelci oluşumların önlenmesi, istihdam
yaratılması, gelir dağılımındaki dengesizliklerin giderilmesi, yeni
girişimcilerin ekonomiye kazandırılması, sosyal barışın korunması, bölgeler
arası dengesizliklerin giderilmesi ve yerel potansiyelin harekete geçirilmesi
amacıyla esnaf ve sanatkâr kesiminin faaliyetleri desteklenmelidir. Esnaf
kesiminin teknoloji kullanımı düzeyi ve ürün kalitesi yükseltilerek verimliliği
artırılmalı, bilgi erişimleri kolaylaştırılmalı, ana ve yan sanayi bağlantıları
güçlendirilmelidir. Meslek standartları geliştirilmeli, esnafa ihtisas kimliği
kazandırılmalı ve mensubiyet bilinci oluşturulmalıdır. Esnaf ve sanatkârımızı
yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakan büyük marketler zincirinin, küçük
esnaf aleyhine gelişen haksız rekabetin önüne geçilmesi gerekmektedir.
piyasanın canlanması, KOBİ'lerin ve esnafın rekabet gücünün artırılması
amacıyla yapılan münferit düzenlemelere ilave olarak geniş kapsamlı bir
program açıklanmalıdır. Bölgesel, sektörel ve millî yenilik strateji ve
politikaları ivedilikle uygulanmaya konulmalıdır. KOBİ'ler ve esnafın vergi ve
prim oranlarında indirim mutlaka yapılmalı; elektrik, su ve doğal gazda özel
tarifeler getirilmelidir. KOBİ'lerin katma değeri yüksek mal ve hizmet
üretimleri desteklenmeli, AR-GE yatırımı yapmaları, araştırmacı istihdam
etmeleri özendirilmelidir. Markalaşmaları, kurumsallaşmaları ve yenilikçi iş
modelleri geliştirmeleri sağlanmalıdır. KOBİ'lerin her kademedeki insan
gücü kapasitesi artırılmalı, nitelikli insan gücüne dönük eğitim, sanayi iş
birliği politikaları desteklenmeli, çıraklık ve kalfalık destekleri mutlaka hayata
geçirilmelidir.

KOBİ'lerin ve esnafların gerek finansman gerekse borç sıkıntısı had
safhadadır. BDDK verilerine göre 2010 yılında 125 milyar lira olan KOBİ
kredileri her geçen yıl yüksek oranda artarak 2018 Eylül ayı itibarıyla 663
milyar liraya ulaşmıştır. KOBİ'lerin takibe düşen kredi borçları da hızla
artmakta olup 36 milyar lirayı aşmıştır. KOBİ'lerin takipteki kredi oranı yüzde
5,4 olup toplam takipteki oranın çok çok üzerindedir. Kredi kullanan 3
milyon 153 bin 111 KOBİ'nin, yüzde 10,4 oranında, 326 bin 484 adedi
takiptedir. Esnaf ve KOBİ'ler yüksek borç sarmalından kurtarılmalıdır. Bu
amaçla finansal borçların gönüllülük esasına dayanan bir mekanizma
dâhilinde uygun şartlarda yeniden yapılandırılması uygulamaya
konulmalıdır. Böylece bankaların donuk kredileri azalacak, aktiflerin kalitesi
artacak, KOBİ'lerin ve esnafın birikmiş borçlarında önemli ölçüde azalma
sağlanacak. Girişimcimizin yeniden aktif üretime katılımı sağlanmış
olacaktır.
Nakliyeci esnafımız her gün geriye gitmekte, sigorta primi ve vergilerini
ödeyememekte, birçoğu son çırpınışlarını yaşamaktadır. Vergi, prim ve
yüksek akaryakıt fiyatları karşısında kazançları düşen şoför esnafı,
ailelerine ekmek götüremez duruma gelmiştir. Yük ve yolcu taşımacılığı
yapan şoför esnafına da vergisiz akaryakıt verilmelidir. Şoför esnafına vergi
indirimi ve kolaylıklar getirilmeli, yıpranma hakkı payı verilmeli, yetki
belgeleri yük ve eziyet olmaktan çıkarılmalıdır. Uygulamadaki karmaşa
giderilmeli, belgelerin amacı dışında kullanımı ve haksız rekabet
önlenmelidir.
Esnafın prim oranı mutlaka düşürülmeli, iş verene sağlanan asgari ücret
desteği esnafa da verilmelidir. Ayrıca, gelir vergisindeki asgari geçim
indirimi esnaf için de uygulamaya konulmalıdır. Esnafımızın sosyal güvenlik
sistemindeki eşitsizliklerin giderilmesi, norm ve standart birliğinin
sağlanması hususunda haklı talepleri bulunmaktadır. Prim gün sayısında ve
emekli aylıklarında eşitlik sağlanmalıdır. Geçmişte esnaf olarak çalışılmış
süreler daha önce kayıt ve tescil altına alınmalıdır, hizmetten sayılmalı,
geçmiş hizmetlerin borçlanmasına da imkân verilmelidir.
Çıraklık ve staj sürelerini de hizmetten saymalı, bu süreler sigortalılık
başlangıç tarihi olarak da esas alınmalıdır. Yine, SSK prim borçlarının
ödenmediği takdirde 1 gün geriye düşen borçtan dolayı yüzde 100 faiz
mutlaka kaldırılmalıdır. Örnek verecek olursak, 4 kişi çalıştıran bir iş veren
veya küçük esnafımız, 1.800 liraya yakın prim ödemekte, 31 aralıkta
ödemezse eğer 1 ocakta yaklaşık 1.000 TL'ye kadar faiz geliyor.
Hükûmetimiz bu konuda da dikkatli adım atmalıdır.
Yine, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine resmen geçilmesiyle ve
Cumhur İttifakı'yla birlikte iç ve dış odakların eş güdüm hâlinde Türkiye
düşmanlığını ileri ve üst bir faza taşıma çabaları hiçbir alçak emele fayda

sağlamayacaktır. Ülkemizin kuyusunu hendeklerle kazmaya çalışanlar,
kazdıkları yere kendileri düşecektir. Türkiye'yi siyasi, ekonomik ve
diplomatik saldırılarla köşeye sıkıştıracaklarını zanneden yerli ve yabancı
gafil ve hainler yine çuvallayacaklar, yine bozguna uğrayacaklardır. ABD ve
Avrupa Birliğinin sözde yaptırım kararlarının asıl gayesi,
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve onun şahsında
Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milletidir.
Türk töresi, Türk ülküsünün ayrılmaz parçalarıdır. Ülkü ve ülke uğruna
şehit olan tüm şehitlerimizi saygıyla, minnetle anıyorum.
2019 bütçemizin ülkemize ve Türk milletine hayırlı olmasını diliyorum.
Allah'a emanet olun, servetiniz ana baba duası olsun.
Hepinizi saygılarımla selamlıyorum
.

(MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar.)

www.malatyadiyari.com
 

Kaynak: Editör:
Etiketler: MHP, Grubu, Adına, Mehmet, Celal, Fendoğlu'nun, Meclis, Konuşması,
Yorumlar
Haber Yazılımı