Haber Detayı
29 Temmuz 2017 - Cumartesi 22:44 Bu haber 2021 kez okundu
 
Prtof. Dr. İlhan İçen, 15 Temmuz Darbe Girişimini Değerlendirdi
15 Temmuz 2016 öncesine baktığınızda, ülkemizin genel durumu iyiydi. Ama Suriye krizi sürerken, terör örgütü PKK ile mücadele devam ediyordu. Bu çoğrafyada yaşamanın her zaman bedeli olmuştur.
GÜNDEM Haberi
Prtof. Dr. İlhan İçen, 15 Temmuz Darbe Girişimini Değerlendirdi

Prof.Dr.İlhan İÇEN

15 Temmuz 2016 öncesine baktığınızda, ülkemizin genel durumu iyiydi. Ama
Suriye krizi sürerken, terör örgütü PKK ile mücadele devam ediyordu. Bu çoğrafyada
yaşamanın her zaman bedeli olmuştur.

Zor bir coğrafya. O bedel ödeniyordu.

O bedeli milletimiz kanıyla canıyla ödüyordu. Ödemeye de devam edecekti. Ağustos'daki askeri şurada, askeriye içindeki Fethullahcı yapılanmaya karşı büyük bir operasyon
bekleniyordu. Devlet dairelerinde bu yapıya mensup kritik görevlerdeki bürokratlar
görevlerinden uzaklaştırılıyordu.

Cumhurbaşanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde,
FETÖ yapılanmasına karşı hem devletin hemde toplumun topluca bir mücadelesi vardı.
Eleman devşirdikleri dershaneler kapanmış, para kaynakları kesilmeye başlanmıştı. Bunun
birlikte, AK Parti iktidarına karşı içten ve dıştan organize bir şekilde yıpratma kampanyaları
sürüyordu.


15 Temmuz gününe geldiğimizde, saat 22:30 sularında bir öğrencim aradı. 'Hocam
darbe oluyor' dedi. Şok oldum. 'Ne darbesi ?' 'Türkiye'de darbe beklentilerini geride bıraktı.
Böyle bir ortam yoktu. 12 Eylül ve 28 Şubat post-modern darbelerini iliklerine kader
hmiş biri olarak yıkıldım. Hiç böyle bir şey beklemiyordum.

Hani bazen darbenin ayak seslerini duyarsınız. Balyoz, Ergenekon, Ayışığı gibi. Ama bu yapılar ordu içinde tasfiye edilmişti. Kimler böyle bir şeye çüret edebilirdi. Zihnimde cevabını bulamadığım sorular ard arda gelmeye başladı. Şoku atlattım. 12 Eylül de bizlerin yaşadıkları zülümler, yaşı büyütülerek idam edilen çocuklar ve ülkenin kayıpları aklıma geldi. Bu ülke 3. dünya ülkesi olmamalıydı. Her darbe canlarımızı, mallarımızı özgürlüğümüzü alıp götürmüştü. Düşünce dünyamızı yıkmıştı.
Buna direnmeliydik ve öylede yaptık. Önce Whatsapp grubunda arkadaşları
uyararak darbe girişiminin olduğunu buna direnmemiz gerektiği mesajları attık. Grupdaki
tüm arkadaşlarımı şehir merkezine toplanmak için anlaştık. Bugün sokağa çıkmasak yarın
asla çıkamayacağımızın farkındaydık. Abdest alıp, ailemizle helalleşip yola çıktık. Darbeye
direnmeye, silahlı güçlere karşı çıkmaya gidiyorduk. Gidip te dönmemek vardı. Giydiğimiz
elbiselerimiz kefenimiz olabilirdi.

Çevre yoluna geldiğimizde AK Parti binası önünde büyük bir kalabalık birikmişti. İl başkanı Hakan Kahtalı topluluğu, hükümet meydanına gönlendirdi. Yolda karşılaştığımız yüzler hep tanıdıktı. Türk Dilinde Süleyman hoca, MYO da İbrahim hoca, Veysel hoca, Hüseyin Polat, Polat ailesinin diğer fertleri, Ahmet Fidaner, Fahri usta, Abim Halil, Burhan, Muharrem, Muaz....

sonraları Zeki Baba. Hepsi oradaydı. Meşale'nin, Ensar Vakfı'nın, Birlik Vakfı'nın , Malatya Toplum Gönülleri Derneğine bağlı dernek yöneticilerin, Muhtarların, Ülkücülerin, Türk Ocağının tanıdık yüzlerinin meydanlarda olmasına şahitlik ettim. Halk oradaydı. Üniversite hocasından işcisine, esnafından köylüsüne herkes oradaydı. Seksen yaşlarında bir dedenin elinde bayrakla traktörle darbeye direnmeye geldiğini gördük. Ama yüzler tanıdıktı. Bu yüzleri
daha önce bir yerlerde görmüştüm. Camide, toplantıda daha önce görmüştüm. O yüzleri
bir yıl geçti unutmadım. O yüzler vatan, millet, bayrak ve din için şahadeti göze almış
yüzlerdi. O yüzler nasıl unutulur. Ya Allah, Bismillah, Allah-u Ekber sesleri yeri göğü
inletiyordu.


Hükümet meydanına geldik. Kalabalık artıkca artı. Tedirginlik had safhadaydı. 2.
Ordu ile ilgili değişik haber geliyordu. Darbe yanlısı ve karşıtı olduğuna dair. Ama il
jandarma komutanı milletin yanında olduğunu alanda ilan etti. İl başkanı, Vali, Belediye başkan ve emniyet müdürü oradaydı. Konuşmalar ardı arkası kesilmiyordu. Bir yandanda
Ankara'yı takip ediyorduk.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan milleti sokağa davet etmişti.
Reisin sesini duyunca daha mutlu olduk. Bu daha da çoşkuyu artırdı. Camilerde selalalar
verilmeye başlandı. Millet geleceğine sahip çıkıyordu. Bu sıra büyükşehir belediyesi
darbeye diren halka su ve yiyecek dağıtıyordu. Suyu Suriyeli kardeşlerimiz dağıtıyordu.
Sabaha kadar meydanda ayrılmadık. Sabah namazını Yeni Camide cemaatle kıldık. 15
Temmuz kardeşliğini vurgulamak için burada bir hadiseyi aktarayım: Dışarda saf olduk
namaza durmak üzereyiz. Birisi geldi, fakat yere serecek birşeyler aradı , bulamadı.
Yanımdaki bir gönül dostu ona gömleğini seccade yapmak için çıkardı, verdi. Bu millet ne
kadar yüce bir millet. 15 Temmuz milletimize, Çanakkale şavaşından sonra özünde var
olan millet olma ruhunu hatırlattı.


Bu hain darbe Aziz milletimizin gönlünde müstesna yeri olan ve Peygamber ocağı
olarak bilinen ordumuza sızmış FETÖCÜ hainler tarafından tertiplenmiştir. Darbe
tamamen ABD ve NATO desteklidir. Türkiye'ye diz çöktürmek istiyorlardı. Mısır'daki gibi
bir darbe planlanmıştı. Bir Sisi bulacaklardı. Ama Allah'ın takdiri milletimizin feraseti,
cesareti bunu önledi. Darbe yapmak için de yetiştirdikleri, besledikleri hain FETÖ
mensupları seçilmişti. Bu sefer ''onların çocukları başarılı olmadı''. Allah ,devletimizi ve
milletimizi korudu.


Hiç düşündüz mü, 15 Temmuz hain darbe girişimi başarılı olsaydı ne olurdu.
Birkere ülkemiz büyük bir yıkım ve felaket yaşayacaktı. Dünyanın ilk 10 ekonomisini
hedefleyen ülke, birden 50. sıralarda anılacak, Avrupa'ya gönelmiş bir ülke, darbelerle
anılan üçüncü dünya ülkeler sınıfına düşecekti.

FETÖ yapılanması ülkenin tüm kurumlarını işgal edecek, kendilerinden başka kimseye yaşam hakkı tanınmayacak, kan akaçaktı. Hükümet meydanında toplanan binlerce insanı/bizleri katledecek, geri kalanlarıda İnönü Stafyumuna toplayacaklardı. Evlerimiz basılacak, aranacak, taranacak binlerce kitap ve dergi arasında bir kitap ve iki dergi bulunarak herhangi bir teör örgütüyle ilişkilendirilip, sorgusuz sualsiz içeri atacaklardı.

Selam-Tevhid düzmecesi ellerinde vardı,
zaten. FETÖCÜ polisler tarfından sabaha kadar sorgulacak, aleni olarak doktor
kontrolünden gecirilip, kelepçe takılarak itile kalkıla adalet sarayına getirilip, FETÖCÜ
savcı tarfından sorgulanıp, uygun gördükleri örgütle bağlantını kuracaklardı. Kendilerinden
olmayan tüm STK ları baskınlar düzenleyerek sindirecekler, kendi uydurdukları terör
örgütleriyle ilişkilendirilecekti. 15 Temmuz gecesi giydiğim tişört ya kefenimiz ya da
darbeye karşı durmanın delili olarak tutulacaktı. Milyonlaraca darbeye direnen
milliyetci/muafazakar/dindar kesim hapse atılacaktı. Ülke yok olacaktı. Parçalanacaktı.
İçsavaş çıkaracaklardı. İşgal edilecekti. O eski Türkiye olmayacaktı.


Milletin iradesinin tek temsil edildiği kurum olan TBMM, halkın oyuyla seçilen ilk
Cumhurbaşkanın oturduğu külliyesi başta olmak üzere ülkemizin en önemli kurum ve
kuruluşlarının bombalandığı, 250 yakın kardeşimizin şehit olduğu, binlerce insanımızın
gazi olduğu 15 Temmuz darbe girişimi karşı milletimiz şanlı bir direniş örneği
göstermişlerdir. Milletimizin ikinci kurtuluğ savaşı olarak gördüğü bu alçak hain darbe
girişimi karşısında canları pahasına vatan savunması yapmışlar, okçular tepesini terk
etmeden yazdıkları destanla mazlumlara ümit, zalimlere korku sarmışlardır. Bu cennet
vatana, al bayrağına, namusuna, devletine, demokrasisine ve dinine şehit olarak, gazi
kalarak, arkada dul ve yetim bırakarak sahip çıkmıştır.


Milletimiz, 15 Temmuz ruhunu, direniş ve diriliş gecesinide unutmadı. Aynı ruhla ve
heyacanla milyonlar meydanları doldurdu. Bizlerde, 15 Temmuz 2016 günü giydiğim
tışörtü/gömleği giyerek, meydanları doldurduk. Burdan devlet/millet/demokrasi yanlısı
tüm STK'lar bir ve bereber olarak yekvücut olarak tüm Malatyalılar, İnancı, düşüncesi,
siyasi tercihleri ve hayat tarzları ne olursa olsun, kanaat önderleri, alperenlerimiz,

dedelerimiz canlarımız hülase darbeye ve darbecilere set olan herkesi valilik önüne
toplandıklar. Milletimize/ devletimize güven, düşmanlarına korku saldılar.Darbe
heveslilerinin heveslerini bir daha kursaklarında bıraktılar.
Allah, 15 Temmuz gecesini aziz milletimize bir daha yaşatmasın.

 

www.malatyadiyari.com

Kaynak: Editör:
Etiketler: Prtof., Dr., İlhan, İçen,, 15, Temmuz, Darbe, Girişimini, Değerlendirdi,
Yorumlar
Haber Yazılımı