Yazı Detayı
27 Aralık 2017 - Çarşamba 17:46 Bu yazı 512 kez okundu
 
Türkiye’ye İlginç Ziyaretler
Elif Nisa
Elif Nisa
 
 

 Geçtiğimiz günlerde medyada İngiltere İşçi Partisi milletvekili John Woodcock ve Ed Husain’in
Türkiye’ye gelmesi ve beraberindekilerle kimi bakan, milletvekili ve belediye başkanlarıyla görüştükleri
haberi yer aldı.
Haber ilginçti. Çünkü John Woodcock İngiltere’de Türkiye aleyhinde toplantılar organize etmesiyle
dikkat çekiyor. 25 Mart 2015’te İngiliz Parlamentosu’nda yapılan “Suriyeli Kürtler: İnkârdan
Özyönetime” başlıklı toplantının ev sahipliğini ve organizasyonunu yapan da bu isimdi. PYD lideri Salih
Müslim’in ana konuşmacı olarak katıldığı bu toplantı, PKK bağlantılı bir kuruluş olan Londra merkezli
Kürt Araştırmalar Merkezi’nin bir faaliyeti idi.

Ayrıca İngiliz Parlamento binasında düzenlenen “15 Temmuz Darbe Girişimi ve Dış Politikadaki
Yansımaları” ve “Sansürle Mücadele: Yeni Türkiye’de Gazetecilik Özgürlüğü” başlıklı toplantıları da
düzenleyen ve ev sahipliği yapan da John Woodcock idi.

J. Woodcock İngiltere’de homoseksüellere destek vermesiyle de tanınıyor. Ocak 2017’de
homoseksüel topluluğa destek amacıyla düzenlenen bir toplantıya katılan Woodcock’a toplantıyı
düzenleyen Furness LGBT isimli dernek, kendi Twitter hesabından teşekkürlerini iletmişti. Woodcock
bu toplantıda küçük erkek çocuklara kadın makyajı yapmış ve etkinlikten bazı resimler de dernek
hesabından yayınlanmıştı.
Homoseksüel topluluğu destekleme kapsamında düzenlenen etkinliklere ev sahipliği yapan
Woodcock, kendi twitter hesabından “bu etkinliğin ev sahibi olmaktan gurur duyduğunu” ifade eden bir
paylaşım yapmış ve homoseksüellerle birlikte çekilen bir resmini yayınlamıştı.

Dahası, İngiltere’de bilinen en sapkın pedofili olan Tom O’Carroll, 2 sene önce Woodcock’un seçim
bölgesinden İşçi Partisine üye olmuştu. Tom O’Carroll’ın, John Woodcock ile birlikte partilere katıldığı
ve yakın ilişkide olduğu biliniyor. Tom O’Carroll, pedofilinin yasal olması gerektiğine dair kampanyalar
düzenleyen ve çocukların cinsel ilişki yaşının 10’a indirilmesini savunan biri. 2006 yılında erkek çocuğa
yapılan bir tecavüzün fotoğraflarını, olumlu görerek dağıtmaktan 2.5 yıl hapiste yatmıştı.
J. Woodcock, PKK’yı savunduğu deşifre olunca alelacele bir röportaj vererek, “PYD’nin PKK ile
bağlantısı olduğunu bilmiyordum” diyor. Oysa partisinin lideri olan Jeremy Corbyn, yıllardır PPK
savunucusu ve İngiltere’deki PKK toplantılarını organize ettiren kişidir.

Geçmişi ve faaliyetleriyle Woodcock gibi Türkiye ve Erdoğan karşıtı bir isim olan Ed Husain’in de son
dönemde sık sık Türkiye’ye gelmesi ve bazı kritik görüşmelerde bulunması dikkat çekiyor.

Ed Husain’in gerçek adı Mohammed Mahbub Husain. İngiliz hükümetinin ve basınının desteğiyle
yayınlanan kitabı “The Islamist (İslamcı)” en çok satanlar listesine girince uluslararası alanda tanındı.
Çeşitli gazetelerde makaleleri yayınlanmaya başladı. Daha sonradan ülkeye girişinin yasaklandığı
Suudi Arabistan’da İngiliz konsolosluğu için çalıştı ve istihbarat topladı. İngiliz hükümetinin sunduğu
maddi kaynaklar sayesinde Quilliam Vakfı’nı kurdu. 2014 yılında İngiltere Dışişleri Bakanlığı danışma
grubuna atandı. İngiltere merkezli düşünce kuruluşu Chatham House’un bir kolu olan CFR’da kıdemli
danışmanlık yaptı. Ardından Fethullah Gülen’in en sıkı destekçilerinden olan Tony Blair İnanç
Vakfı’nda strateji direktörü olarak görev yaptı. Şu anda Londra’daki Wilson Center Sivil Toplum
çalışma Enstitüsü’nde kıdemli danışman olarak çalışıyor.
Kurucularından olduğu Quilliam Vakfı, Radikalizmi eleştirmek bahanesiyle asıl hedef olarak İslam'ı
gösteriyor. Chatham House’un gözetiminde hareket eden İngiliz derin devletinin himayesindeki
kurumlardan biri olan Quilliam Vakfı İslam ile Darwinizm’i, İslam ile homoseksüelliği, İslam ile Rumiliği
bağdaştırmak için yoğun çaba harcıyor.
Ed Husain’in, Uluslararası basında Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan aleyhine çok sayıda makale
yazdığı, 15 Temmuz darbe girişiminin detaylarını 2014 yılında yayınladığı raporda anlattığı, Fethullah
Gülen’in desteklenmesini istediği de arşiv belgeleriyle sabit. (*)
Ülkemizde 30 Mart 2014’de yapılan yerel seçimlerin hemen öncesinde “Turkey’s Local Elections:
Actors, Factors, and Implications (Türkiye’nin Yerel Seçimleri: Aktörler, Faktörler ve Sonuçları)”

başlığıyla Bipartisan Policy Center isimli düşünce kuruluşu tarafından yayınlanan söz konusu raporu
CIA ajanı Henri Barkey beraberindeki bazı isimler ile birlikte kaleme aldı. Washington Post’taki
yazılarında Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ı istifaya davet etmiş olan eski Amerikan büyükelçileri
Eric S. Edelman ve Morton Abramowitz’in de isimlerinin bulunduğu raporda Ed Husain’in imzası var.
Ed Husain hakkında bilinmesi gerekenlerin başında söz konusu raporun içerdiği detaylar yer alıyor.

Henri Barkey, Ed Husain ve beraberindekilerin hazırladığı raporda Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında
düşmanca ifadeler yer alıyor. Analiz raporunda Erdoğan’a yönelik askeri bir darbe yapılması gerektiği
ifade ediliyor ve o tarihlerde henüz gerçekleşmemiş olan 15 Temmuz darbe girişimi tüm detaylarıyla
anlatılıyor. Rapordan çarpıcı bazı bölümler:
“Geniş perspektiften bakıldığında Türk devleti içindeki anlaşmazlıklar, İstihbarat Kurumu’nun
Erdoğan’ın kontrolünde olması ve Gülencilerin yargıda ve poliste etkisi, ordunun Türkiye’nin içişlerinde
tekrar bir tür etki oluşturması için şartları sağlamış durumda. Türkiye’deki gözlemciler hâlihazırda
ordudaki subayların davranışlarında önemli bir değişim olduğunu gözlemliyorlar…
Erdoğan’ın gerçekte seçilmiş bir sultan veya bir İslam lideri olmaya karar verdiğinden bu yana devletin
başındaki günleri sayılıdır… Erdoğan sonuçta dışarıya zorla atılacaktır, fakat asıl soru bu süre zarfında
Türkiye’ye ne tür bir zarar vereceğidir. Hayatta kalma çabaları onun ölümü olacak. Asıl soru bunun ne
kadar zaman alacağı ve Erdoğan gidene kadar mevcut politik çalkantının Türkiye’nin demokrasisi,
ekonomisi ve uluslararası itibarına ne kadar zarar vereceği.
Gülen hareketinin stratejisi yerel seçimlerle ayakta duracak veya yıkılacağa benzemiyor-hatta bu uzun
vadeli strateji yoluyla Erdoğan’ın uluslararası ve ulusal çapta meşruluğu yok edilecek.”
15 Temmuz hain darbe girişiminin uluslararası ayağı ve organizatörü olduğu iddiasıyla CIA için çalışan
Ed Husain’in birlikte Erdoğan karşıtı rapor yazdığı Henri Barkey hakkında, İstanbul Cumhuriyet
Başsavcılığı geçtiğimiz günlerde yakalama kararı çıkardı. 15 Temmuz’da Büyükada’da darbe toplantısı
yaptığı ve darbeyi organize ettiği öne sürülen Barkey, 19 Temmuz’da Türkiye’den kaçmıştı. FETÖ
hayranı ABD’li Barkey 19 Temmuz’da otelden ayrılırken resepsiyoniste üzerinde ‘Pensilvanya’ yazılı
bir çanta bırakmıştı. Barkey’in oteldeki bir garsona “Türkiye’ye ilk gelişimde HSBC patladı. İkinci
gelişimde Gezi patlak verdi. Şimdi de darbe girişimi yaşandı” demesi dikkat çekmişti.

Halen devam eden darbe soruşturmalarında Ed Husain hakkında verilmiş herhangi bir karar henüz
yok. Ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın son günlerde art arda aldığı gözaltı ve yakalama
kararlarının ardından özellikle Henri Barkey’in bağlantıda olduğu ve ortak faaliyet yürüttüğü isimlerin
de mercek altında olduğu anlaşılıyor.
Fethullah Gülen’e övgü üstüne övgü düzen, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a şiddetle karşı olan bir ismin
böyle bir dönemde kendisi gibi ilginç bağlantıları ve faaliyetleri bulunan İngiliz milletvekili ile birlikte
Türkiye’ye gelmesi ve Türkiye’de birtakım görüşmeler yapması ‘yeni bir plan mı?’ diye düşündürmüyor
değil.
(*)
Bu konularda daha detaylı bilgiyi http://ingilizderindevleti.net/ adresinde

 
Etiketler: Türkiye’ye, İlginç, Ziyaretler,
Yorumlar
Haber Yazılımı